Biraz kendinizden ödün vermeyi öğrenin.
Bencilliğinizde boğulacaksınız.
More you might like
Naikan Metodu
Naikan, Japonca Nai ve Kan, yani İçe Bakış sözcüklerinden oluşmuş bir terapi yöntemidir.
Daha hoş bir tercümesi, ‘’gönül gözüyle kendine bakış’’ şeklinde yapılabilir.
Kendimizi, ilişkilerimizi ve insan doğasını tanımada mükemmel bir yol gösterici olan Naikan Terapisi, Yoshimoto Ishin (1916–1988) tarafından geliştirilmiştir.
Naikan, bireyin dikkatini, bencil iç dünyasından çıkartıp, başkalarıyla olan ilişkilerini ve duyarlılıklarını geliştirmeye yönlendirmeyi hedefler.
Bu yaklaşım, Batı’nın, aklına eseni yapmayı, başkalarını düşünmeden sadece kendi istek ve duygularına kulak vermeyi, en öne geçmeyi teşvik eden egosantrik yolundan çok farklıdır.
İnsan, ancak ilişkiler içinde şekillenir.
Duyguları yaşatan ilişkilerdir.
Bencillik bizi kısır dünyalara hapseder.
Naikan yönteminde kişi, her gün kendisine şu üç soruyu sorar:
*Bugün başkalarından ne yararlar sağladım?
*Bugün başkaları için ne yaptım?
*Bugün başkalarına ne şekilde yük oldum ve nasıl zarar verdim?
Bu şekilde, her günü sıcağı sıcağına sorgulamak, sorunların dağlar gibi birikip insanın üzerine yıkılmasını engeller.
Algılarımız hep yanlıdır.
Nasıl mı?
Örneğin, başkaları olmadan bir hiç olduğumuzu hep unuturuz.
Çoğu kez başkaları için bir şeyler yapmak yerine, başkalarının bize hizmet etmesini bekleriz.
Ve en sıklıkla da, başkalarının bize ne zararlar verdiğinin çetelesini tutarız.
Kendi verdiğimiz zararlara, ‘istemeden oldu’ gibi mazeretler bularak ve karşımızdakini suçlayarak gözlerimizi kapatırız…
Einstein’ın dediği gibi, hepimizin yaşamı, bizden önce yaşamış ve halen yaşamakta olan milyonlarca insanın ortak emeğinin ürünüdür.
Bir an için yediğiniz ekmeğin, sofranıza gelene kadar hangi ellerden geçtiğini, onlara yardım edenlerin ellerini, o elleri dünyaya getirenlerin ellerini, onların hayatlarını mümkün kılan elleri ve emekleri düşünün…
Ve öncesini ve daha öncesini…
Akıl almıyor, değil mi?
Bunu düşünüp de, başkaları için yaptıklarımızın, aslında ne kadar az olduğunu fark etmek, ruhumuzda tokat etkisi yaratıyor.
Bize yardım eden eşimiz, dostumuz, akrabalarımızın, bize hizmet eden eşyalarımızın, bizim var oluşumuzu mümkün kılan canlı ve cansız her şeyin farkına varmak, içimizde müthiş bir şükran duygusu yaratmanın yanı sıra, bize bu koskoca evrende yalnız ve çaresiz değil, görkemli ve sonsuz bir ağın, bütünün anlamlı bir parçası olduğumuzu gösteriyor.
Bütünün parçası olmak, bize sorumluluklar da getiriyor elbet…
Bütünü korumanın, ona zarar vermemenin, hizmet etmenin ve onu güzelleştirmenin sorumluluklarını…
Ne güzel sorumluluklar bunlar!
Üstlendikçe bizi de zenginleştiren, güzelleştiren ve koruyan…
Yararlı olduğu alanlar:
· Anlamsızlık
· Doyumsuzluk
· Stres
· Amaçsızlık
· Mutsuzluk
· İlişki sorunları
· Kolay öfkelenme
· Şiddet eğilimi
· Duygusal Dengesizlik
· İş yaşamındaki sorunlar
Sevgili kürt kardeşim!
Burası Türkiye Cumhuriyeti. Kanunlara uyduğun sürece biz tek devlette birçok etnik kökenden gelen kardeşleriz. Benden sahip olduğum her şeyi iste. Ekmeğimi, suyumu, aşımı paylaşırım seninle. Diğer etnik kökenlerden gelen kardeşlerimle paylaştığım gibi çünkü bu ülke hepimizin. Ama bir gün Yahudi , Ermenilerin veya *başkaları`nın gazına gelip benden toprak istersen merak etme, bencillik etmem, seninle onuda paylaşırım.
Toprağın altı senin olur, üstü benim!
Biz bu vatan için can veren kan veren ataların torunlarıyız. Bizden vatan isterseniz can da veririz kan da. Ama vatan? Nayn davut!
Anonymous asked:
duygusalyanim answered:
ben genelde yaşadığım sıkıntıları diğer sıkıntılarla karşılaştırıyorum. o yüzden genelde çıkmazda olduğum pek zaman olmuyor. bencillik yapıp karşılaştırma yapmadığım zamanlarda çıkmazda olduğumu düşünsem de mantıklı düşünmeye başlayınca gülüyorum kendime.
karşılaştırmadan kastım da şu, ben bunu yaşıyorken diğer insanlar nelerle mücadele ediyor ve yaşadığım şeyin onların mücadele ettiklerinin yanındaki önemi ne? hiçbir önemi olmadığını görünce otomatik olarak kafamda çözmüş oluyorum. o insanlar yaşadıkları büyük dertlerden bir şekilde çıkabiliyorlarsa en azından çabalıyorlarsa ben basit şeylerden çok rahatlıkla çıkarım diye düşünüyorum.
tavsiyem şu, kötü bir şeyler yaşıyorsan daha kötülerini yaşamadığın için şükret ve mücadele etmeyi bırakma.
